Eski Dolgum Düştü ve Ağrı Yapıyor: İlk Adımlar ve Nedenleri
Bir sabah uyandınız ya da yemek yerken aniden ağzınızda yabancı bir cisim hissettiniz ve aynaya baktığınızda eski dolgunuzun düştüğünü fark ettiniz. Bu durum, pek çok kişinin başına gelebilen yaygın bir ağız sağlığı sorunudur ve beraberinde sıklıkla şiddetli ağrı, hassasiyet ve rahatsızlık getirir. Dolgunun düşmesiyle birlikte, daha önce koruma altında olan diş dokuları, sinirler ve dentin tabakası dış etkenlere karşı savunmasız hale gelir. Bu savunmasızlık, hava, sıcak, soğuk, tatlı veya asitli yiyecek ve içeceklerle temas ettiğinde keskin ve zonklayıcı bir ağrıya dönüşebilir.
Düşen bir dolgu, sadece ağrıya neden olmakla kalmaz, aynı zamanda dişinizin daha büyük bir hasar görmesine veya enfeksiyon kapmasına zemin hazırlayabilir. Dolgu düştüğünde oluşan boşluk, gıda artıklarının birikmesi için mükemmel bir ortam yaratır. Bu durum, hızla çürük oluşumunu tetikleyebilir ve mevcut hassasiyeti artırabilir. Ayrıca, dişin iç kısmındaki pulpa (sinir ve damarların bulunduğu kısım) açığa çıkarsa, bakteri girişiyle birlikte enfeksiyon riski önemli ölçüde yükselir ki bu da kanal tedavisi veya daha ciddi tedavi uygulamalarını gerekli kılabilir.
Bu nedenle, eski bir dolgunuzun düştüğünü ve ağrı yaptığını fark ettiğinizde, panik yapmak yerine doğru ve hızlı adımlar atmak büyük önem taşır. İlk yapmanız gereken, o bölgeyi nazikçe temiz tutmaya çalışmak ve sert, yapışkan veya aşırı sıcak/soğuk yiyeceklerden kaçınmaktır. Bu geçici önlemler, diş hekimine ulaşana kadar ağrıyı bir nebze olsun hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu geçici çözümler asla profesyonel bir diş hekimi müdahalesinin yerini tutmaz.
Ankara’nın Mamak ilçesinde, Natoyolu ve Doğukent bölgelerine yakın konumda hizmet veren Doğukent Diş Kliniği olarak, bu tür acil durumlarda hastalarımıza hızlı ve etkili çözümler sunmak için her zaman hazırız. Deneyimli hekim kadromuz ve modern teknolojiye sahip kliniğimizle, düşen dolgunuzun neden olduğu rahatsızlığı en kısa sürede gidermek ve dişinizi sağlığına kavuşturmak için kişiye özel tedavi planları oluşturuyoruz. Diş sağlığınızla ilgili herhangi bir sorun yaşadığınızda, vakit kaybetmeden +90 530 544 50 90 numaralı telefonumuzdan bizlere ulaşabilirsiniz.
Düşen Dolgunun Olası Nedenleri ve Diş Sağlığınıza Etkileri

Düşen bir dolgu tek bir nedene bağlı olmayabilir; genellikle birden fazla faktörün birleşimi sonucu ortaya çıkar. Dolgunun ömrü, kullanılan malzemeye, ağız hijyenine ve çiğneme alışkanlıklarına göre değişiklik gösterir. Amalgam (metal) dolgular daha uzun ömürlü olabilirken, kompozit (beyaz) dolgular estetik avantajlarına karşın belirli bir süre sonra yıpranabilir. Zamanla, dolgu malzemeleri çiğneme basıncına, sıcaklık değişimlerine ve ağız içindeki asitli ortama maruz kalarak aşınır, zayıflar ve orijinal yapışkanlığını kaybedebilir. Bu durum, dolgunun dişe tutunma yeteneğini azaltarak düşmesine yol açar.
Düşen dolguların en yaygın nedenlerinden biri de ikincil çürüklerdir. Mevcut dolgunun kenarlarında veya altında zamanla yeni çürükler oluşabilir. Bu çürükler, dolgunun altına ilerleyerek diş dokusunu zayıflatır ve dolgunun dişe olan desteğini azaltır. Destek kaybeden dolgu, en ufak bir çiğneme basıncıyla bile yerinden oynayabilir ve düşebilir. Ayrıca, travmatik bir darbe almak, çok sert bir cismi ısırmak (buz, kuruyemiş kabukları gibi) veya diş sıkma/gıcırdatma (bruksizm) alışkanlığı gibi mekanik stresler de dolgunun düşmesine neden olabilir. Diş sıkma, dolgu ve diş yapısı üzerinde anormal basınçlar yaratarak çatlaklara ve kırılmalara yol açabilir.
Dişlerdeki çatlaklar veya kırıklar da dolgu düşmesinin önemli bir tetikleyicisidir. Özellikle büyük dolguların bulunduğu dişlerde, zayıflayan diş duvarları zamanla çatlayabilir. Bu çatlaklar, dolgunun bütünlüğünü bozarak düşmesine neden olur. Bazen de dolgu uygulaması sırasında yapılan küçük hatalar, örneğin yetersiz yapışkanlık veya uygun olmayan dolgu konturu, dolgunun erken düşmesine yol açabilir. Diş hekiminiz, düşen dolgunuzun nedenini belirleyerek, gelecekte benzer sorunların yaşanmasını önleyecek doğru tedavi planını oluşturacaktır.
Düşen bir dolgu sadece kısa süreli bir rahatsızlık değil, aynı zamanda uzun vadede ciddi diş sağlığı sorunlarına yol açabilir. Açıkta kalan dişin enfeksiyona yatkın hale gelmesi, ağız kokusu, yemek yerken zorluk ve estetik kaygılar bu sorunlardan sadece birkaçıdır. En önemlisi, eğer dişin içindeki pulpa (sinir) zarar görürse, kanal tedavisi gibi daha karmaşık ve maliyetli bir tedavi uygulaması gerekli hale gelebilir. Bu nedenle, dolgu düştüğünde zaman kaybetmeden Mamak’taki Doğukent Diş Kliniği gibi güvenilir bir uzmana başvurmak, dişinizin kurtarılması ve ağız sağlığınızın korunması açısından hayati önem taşır.
Düşen Dolgu Sonrası Ağrıyı Yönetme ve Geçici Çözümler

Düşen bir dolgu sonrası yaşanan ağrı ve hassasiyet, günlük yaşam kalitenizi ciddi şekilde etkileyebilir. Diş hekiminize ulaşana kadar bu durumu yönetmek ve semptomları hafifletmek için uygulayabileceğiniz bazı geçici çözümler mevcuttur. Unutmayın, bu çözümler sadece ilk yardım niteliğindedir ve diş hekimi müdahalesinin yerini tutmaz.
İlk olarak, ağrıyı hafifletmek için reçetesiz satılan ağrı kesicilerden (parasetamol veya ibuprofen içerenler gibi) faydalanabilirsiniz. Bu ilaçlar, ağrı şiddetini geçici olarak azaltarak size biraz nefes aldırabilir. Ancak dozaj konusunda ilaç prospektüsündeki talimatlara uymak ve alerjiniz olup olmadığını kontrol etmek önemlidir. Ayrıca, ağız içindeki bakteriyel yükü azaltmak ve enfeksiyon riskini düşürmek amacıyla ılık tuzlu su gargarası yapmak oldukça faydalıdır. Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip karıştırarak hazırladığınız bu karışımla ağzınızı günde birkaç kez çalkalayabilirsiniz. Tuzlu su, doğal bir antiseptik görevi görerek ağız ortamının temizlenmesine yardımcı olur.
Hassasiyeti azaltmak için, özel olarak hassas dişler için formüle edilmiş diş macunlarını kullanabilirsiniz. Bu macunlar, diş kanallarını tıkayarak sinir uçlarına ulaşan uyaranları azaltır. Ayrıca, düşen dolgunun olduğu bölgeye yiyecek artıklarının dolmasını ve tahrişi önlemek amacıyla, o bölgeyle çiğnemekten kaçının. Çok sıcak, çok soğuk, asitli, şekerli veya yapışkan gıdalardan uzak durmak, ağrının tetiklenmesini önleyecektir. Örneğin, sıcak çorba yerine ılık yoğurt, soğuk içecekler yerine oda sıcaklığında su tercih edebilirsiniz.
Bazı eczanelerde veya marketlerde bulabileceğiniz geçici dolgu kitleri de, diş hekimine gidene kadar dişinizdeki boşluğu doldurarak ağrıyı ve hassasiyeti azaltabilir. Bu ürünler genellikle yumuşak bir materyal olup, diş boşluğuna uygulanarak geçici bir bariyer oluşturur. Ancak bu kitlerin kullanımı konusunda dikkatli olmak ve sadece acil durumlar için geçici bir çözüm olduğunu unutmamak gerekir. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi (şişlik, ateş, şiddetli ağrı) gelişirse, bu geçici önlemlerin ötesine geçerek derhal bir diş hekimine başvurmak hayati önem taşır. Mamak Doğukent Diş Kliniği olarak, ağrı yönetimi konusunda size doğru yönlendirmeler yaparak en kısa sürede kalıcı çözümlere ulaşmanızı sağlıyoruz.
Acil Diş Hekimi Ziyareti Gerektiren Durumlar ve Doğukent Diş Kliniği
Eski bir dolgunun düşmesi her zaman şiddetli bir ağrıya neden olmasa da, belirli durumlar acil diş hekimi müdahalesi gerektirir. Bu belirtileri tanımak, dişinizin sağlığı ve genel sağlığınız açısından kritik önem taşır. Eğer düşen dolgunuz sonrası aşağıdaki semptomlardan herhangi birini yaşıyorsanız, vakit kaybetmeden Doğukent Diş Kliniği’ne başvurmalısınız:
- Şiddetli ve Sürekli Ağrı: Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen, zonklayıcı veya keskin bir ağrı yaşıyorsanız, bu durum dişin içindeki sinirlerin etkilendiğine işaret edebilir.
- Yüzde Şişlik veya Apse: Dişin çevresinde veya yüzünüzde şişlik oluşması, ciddi bir enfeksiyonun, yani diş apsesinin belirtisidir. Bu tür enfeksiyonlar hızla yayılabilir ve genel sağlığınızı tehdit edebilir.
- Ateş ve Genel Halsizlik: Diş enfeksiyonları bazen vücudun genelini etkileyerek ateş ve halsizliğe neden olabilir. Bu, enfeksiyonun yayıldığının bir göstergesi olabilir.
- Ağızda Kötü Tat veya Koku: Diş etrafında iltihap birikmesi veya enfeksiyon, ağızda sürekli kötü bir tada veya kötü kokuya yol açabilir.
- Sıcak/Soğuk Hassasiyetinin Aşırı Artması: Dişinizin sıcak veya soğuk uyaranlara karşı aşırı ve uzun süreli tepki vermesi, sinirlerin ciddi şekilde etkilendiğini gösterebilir.
Bu tür belirtiler, dişinizin iç kısmında (pulpa) bir enfeksiyon geliştiğini veya dişin yapısal bütünlüğünün ciddi şekilde bozulduğunu gösterir. Tedavi edilmeyen diş enfeksiyonları, çene kemiğine, sinüslere ve hatta diğer organlara yayılabilir, bu da çok daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Dolayısıyla, bu semptomları hafife almak yerine, Mamak, Ankara’da bulunan Doğukent Diş Kliniği’mize hemen ulaşarak profesyonel yardım almanız gereklidir.
Doğukent Diş Kliniği olarak, acil diş sorunlarına öncelik veriyor ve modern tanı yöntemlerimizle hızlı ve doğru teşhis koyarak etkili tedavi uygulamaları sunuyoruz. Kliniğimiz, Ankara’nın Mamak, Natoyolu ve Doğukent bölgelerinde merkezi bir konumda yer almaktadır. Adresimiz: Natoyolu Caddesı No:144/D Mamak Ankara. Acil durumlar ve randevu talepleriniz için +90 530 544 50 90 numaralı telefonumuzu arayarak uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı gülüşünüz için güvenilir ve kişiye özel çözümlerimizle yanınızdayız.
Doğukent Diş Kliniği’nde Düşen Dolgu Tedavisi Süreci ve Çözümler

Düşen bir dolgu şikayetiyle Mamak Doğukent Diş Kliniği’mize başvurduğunuzda, tedavi sürecimiz hasta odaklı ve kapsamlı bir yaklaşımla başlar. İlk adım, deneyimli diş hekimimiz tarafından yapılan detaylı bir muayene ve teşhis uygulamasıdır. Bu muayene sırasında, düşen dolgunun bulunduğu dişin durumu, çevresindeki dokular ve genel ağız sağlığınız değerlendirilir. Gerekirse, dijital röntgen görüntüleri alınarak dişin iç yapısı, kökleri ve çevresindeki kemik dokusu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinilir. Bu sayede, dolgunun neden düştüğü ve dişin ne kadar zarar gördüğü tam olarak tespit edilir.
Teşhisin ardından, diş hekimimiz size özel bir tedavi planı oluşturur. Tedavi seçenekleri, dişin hasar derecesine ve genel sağlık durumunuza göre değişebilir. Eğer diş dokusu yeterli ise ve çürük büyük değilse, yeni bir dolgu uygulaması yapılabilir. Kliniğimizde estetik ve dayanıklı kompozit dolgular tercih edilerek doğal diş görünümünüze uyum sağlanır. Eğer dişin büyük bir kısmı hasar görmüşse veya çatlaklar mevcutsa, dişi korumak ve güçlendirmek için porselen veya zirkonyum kaplama (kuron) uygulaması düşünülebilir. Kaplamalar, dişin üzerine bir şapka gibi oturarak onu dış etkenlere karşı korur ve çiğneme fonksiyonunu geri kazandırır.
Enfeksiyonun dişin sinirine ulaştığı veya sinirin iltihaplandığı durumlarda ise kanal tedavisi (endodontik tedavi) gerekli hale gelebilir. Kanal tedavisi, enfekte olmuş veya hasar görmüş pulpa dokusunun çıkarılması, kök kanallarının temizlenmesi, şekillendirilmesi ve ardından özel bir dolgu materyali ile doldurulması sürecidir. Bu tedavi, dişin çekilmesini önleyerek doğal dişinizi ağzınızda tutmanızı sağlar. Tedavi sürecinin adımları genel olarak şöyledir:
- Lokal Anestezi Uygulaması: Tedavi edilecek bölgenin uyuşturulması, ağrısız bir işlem sağlanması.
- Hasarlı Dokuların Temizlenmesi: Düşen dolgunun kalıntıları, çürükler ve varsa enfekte dokuların özenle çıkarılması.
- Dişin Hazırlanması: Yeni dolgu veya kaplama için dişin uygun formda şekillendirilmesi.
- Dolgu veya Kaplama Yerleştirilmesi: Seçilen tedaviye göre yeni dolgu malzemesinin uygulanması veya kaplama için ölçü alınması ve daha sonra kaplamanın yapıştırılması.
Doğukent Diş Kliniği olarak, en modern teknoloji ve materyalleri kullanarak estetik ve fonksiyonel açıdan en iyi sonuçları elde etmeyi hedefliyoruz. Tedavilerimiz, alanında uzman hekim kadromuz tarafından büyük bir özenle ve hijyen standartlarına uygun bir şekilde gerçekleştirilir. Hastalarımızın konforunu ön planda tutarak, kişiye özel yaklaşımlarımızla sağlıklı ve estetik bir gülüşe kavuşmalarını sağlıyoruz.
Düşen Dolgu Sonrası Uygulanabilecek Tedaviler
Düşen Dolgu ve Diş Tedavisi Maliyetleri: Bilmeniz Gerekenler
Düşen bir dolgu sonrası yapılacak tedavi ve dolayısıyla maliyetler, dişin durumu, ihtiyaç duyulan tedavi türü ve kullanılan malzeme gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Doğukent Diş Kliniği olarak, hastalarımıza şeffaf fiyatlandırma politikası sunmakta ve her hastanın özel durumuna uygun, erişilebilir tedavi çözümleri sunmayı hedeflemekteyiz. Tedavi planı, diş hekimimiz tarafından yapılan detaylı muayene ve teşhis sonrasında belirlenir.
Örneğin, basit bir dolgu değişimi ile dişin sinirinin etkilendiği ve kanal tedavisi gerektiren bir durumun maliyeti farklı olacaktır. Aynı şekilde, dişin yapısı çok zayıflamışsa ve kaplama gerekiyorsa, bu da farklı bir maliyet kalemi oluşturur. Kliniğimizde, her yaş grubundan hastalarımızın ağız ve diş sağlığı ihtiyaçlarını karşılamak üzere geniş bir yelpazede hizmet vermekteyiz. Aşağıda, düşen dolguya bağlı olarak ortaya çıkabilecek bazı temel tedavi uygulamalarının yaklaşık fiyatlarını bulabilirsiniz:
Fiyatlar tedavi planına, vaka zorluğuna ve güncel koşullara göre değişebilir. Kesin fiyat ancak muayene sonrası belirlenir; net bilgi için Doğukent Diş Kliniği ile iletişime geçin.
Unutulmamalıdır ki, bu fiyatlar sadece bir referans niteliğindedir. Her hastanın durumu farklı olduğu için, diş hekimimiz size özel bir muayene sonrası en uygun tedavi planını ve maliyetini sunacaktır. Erken teşhis ve tedavi, çoğu zaman hem dişinizi kurtarır hem de uzun vadede daha karmaşık ve pahalı tedavilerin önüne geçer. Ankara Mamak’ta bulunan Doğukent Diş Kliniği olarak, ağız ve diş sağlığınızı uygun maliyetlerle, yüksek kalite standartlarında korumanız için profesyonel ve güvenilir hizmetler sunuyoruz. Daha fazla bilgi almak ve randevu oluşturmak için +90 530 544 50 90 numaralı telefonumuzdan bizlere ulaşabilirsiniz.
Gelecekte Dolgu Düşmelerini Önlemek İçin İpuçları
Bir dolgunun düşmesi can sıkıcı ve ağrılı bir deneyim olabilir. Ancak doğru önleyici adımlarla, gelecekte benzer sorunların yaşanma riskini önemli ölçüde azaltmak mümkündür. Diş hekiminizle düzenli iletişim ve iyi ağız hijyeni, bu sürecin temelini oluşturur. Uzun vadeli ağız sağlığı ve dolgularınızın ömrünü uzatmak için dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Öncelikle, düzenli diş hekimi kontrolleri hayati önem taşır. Yılda en az iki kez diş hekiminizi ziyaret etmek, mevcut dolgularınızın durumunu değerlendirmek, olası çatlakları veya çürük başlangıçlarını erken aşamada tespit etmek için en etkili yoldur. Diş hekiminiz, dolgularınızın kenarlarındaki sızıntıları veya altlarında oluşabilecek ikincil çürükleri fark ederek, dolgunuz düşmeden müdahale etme fırsatı bulur. Bu kontrollerde yapılan profesyonel temizlikler de ağız hijyeninizi destekleyerek çürük oluşumunu engeller.
İyi bir ağız hijyeni rutini oluşturmak, dolgularınızın ve dişlerinizin sağlığı için olmazsa olmazdır. Dişlerinizi günde iki kez, florürlü bir diş macunu ile doğru teknikle fırçalamak ve diş ipi veya arayüz fırçası kullanarak diş aralarını temizlemek, gıda birikintilerini ve plakları uzaklaştırır. Bu uygulama, çürük oluşumunu ve dolguların zarar görmesini engellemeye yardımcı olur. Ayrıca, antibakteriyel ağız gargaraları da ağızdaki bakteri yükünü azaltmada etkili olabilir.
Beslenme alışkanlıklarınız ve bazı davranışsal faktörler de dolgularınızın ömrünü etkiler. Çok sert gıdaları (buz, sert şekerlemeler, fındık kabukları gibi) çiğnemekten kaçınmak, dişler ve dolgular üzerindeki gereksiz baskıyı azaltır. Aynı zamanda, asitli ve şekerli içecek ve yiyecek tüketimini sınırlamak, diş çürüklerinin oluşma riskini düşürür. Eğer diş sıkma veya gıcırdatma (bruksizm) alışkanlığınız varsa, diş hekiminizle konuşarak gece plağı gibi koruyucu çözümler kullanmanız, dolgularınızın ve doğal dişlerinizin aşınmasını önleyecektir. Doğukent Diş Kliniği olarak, Mamak ve çevresindeki hastalarımıza bu konularda kapsamlı danışmanlık hizmetleri sunmaktayız.
Eski veya yıpranmış dolguların zamanında yenilenmesi de önemlidir. Her dolgunun belirli bir ömrü vardır ve bu süre dolduğunda, dolgu malzemesi işlevini yitirerek düşebilir. Diş hekiminiz, kontroller sırasında eskiyen veya kenarlarında sorun oluşan dolgularınızı tespit ederek, düşmeden önce yenileme önerisinde bulunacaktır. Bu proaktif yaklaşım, hem ağrısız bir süreç yaşamanızı sağlar hem de daha büyük diş problemlerinin önüne geçer. Ankara Mamak’ta bulunan kliniğimizde, dolgu değişimi ve diğer koruyucu diş hekimliği uygulamaları ile ağız ve diş sağlığınızı en üst seviyede tutmanıza yardımcı oluyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski dolgum düştü ve ağrı yapıyor, hemen ne yapmalıyım?
İlk olarak, ağrıyı hafifletmek için reçetesiz ağrı kesici alabilir ve ılık tuzlu su ile gargara yapabilirsiniz. Ağrıyan bölgeyle yemek yemekten kaçının ve sert, yapışkan yiyeceklerden uzak durun. Ancak bu geçici bir çözümdür; en kısa sürede bir diş hekimine başvurmanız kritik öneme sahiptir. Ankara, Mamak’taki Doğukent Diş Kliniği olarak acil durumlarda yanınızdayız.
Düşen dolgu her zaman ağrı yapar mı?
Hayır, her zaman ağrı yapmayabilir. Dolgunun düştüğü dişin durumuna, çürüğün derinliğine ve sinire olan yakınlığına bağlı olarak ağrı veya sadece hassasiyet görülebilir. Ancak ağrı olmasa bile, dişin enfeksiyon kapmaması ve daha fazla hasar görmemesi için mutlaka bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Düşen dolgunun yerine sadece yeni bir dolgu mu yapılır?
Düşen dolgunun yerine yapılacak tedavi, dişin genel durumuna bağlıdır. Eğer diş dokusu yeterli ise yeni bir dolgu yapılabilir. Ancak dişin büyük bir kısmı hasar görmüşse, çatlaklar varsa veya sinir enfekte olmuşsa, porselen/zirkonyum kaplama (kuron) veya kanal tedavisi gibi daha kapsamlı çözümler gerekebilir. Muayene sonrası en uygun tedavi planı belirlenecektir.
Düşen dolgu sonrası ne kadar sürede diş hekimine gitmeliyim?
Düşen dolgunun ardından ağrı olmasa bile ilk 24-48 saat içinde bir diş hekimine başvurmak idealdir. Şiddetli ağrı, yüzde şişlik veya ateş gibi enfeksiyon belirtileri varsa, bu durum bir acil diş hekimi durumudur ve derhal kliniğimizle iletişime geçmelisiniz. Erken müdahale, dişinizin kurtarılma şansını artırır.
Düşen dolgu sonrası dişim çekilmek zorunda kalır mı?
Çoğu durumda, düşen bir dolgu sonrası diş çekimine gerek kalmaz. Modern diş hekimliği yöntemleri, dişi kurtarmak için birçok seçenek sunar. Ancak enfeksiyon çok ileri boyutta ise, diş dokusu kurtarılamayacak kadar hasar görmüşse veya dişin köklerinde ciddi sorunlar varsa, son çare olarak diş çekimi düşünülebilir. Bu durumların önüne geçmek için erken müdahale çok önemlidir.
Tıbbi İnceleme & Sorumluluk Reddi
Bu içerik Dt. Şevval Çelik tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesin tanı ve tedavi için lütfen Doğukent Diş Kliniği’mizi ziyaret ederek bir diş hekimine başvurun.
Doğukent Diş Kliniği — Ücretsiz Muayene İçin Bizi Arayın
Mamak, Ankara bölgesinde uzman diş hekimleriyle randevunuzu hemen alın.
📍 Natoyolu Caddesı No:144/D Mamak Ankara | ⏰ Pazartesi – Cumartesi: 10:00 – 22:00, Pazar: 14:00 – 18:00












